30 Mayıs 2011 Pazartesi

Eve Dönüş... Dubai Gezi Notları-4


Herkese tekrar merhaba... Uzun bir ara vermiştim. Önce İstanbul, sonra da Dubai derken bir türlü yazma fırsatı bulamadım. Dubai'den sizlere pek çok yeni notla döndüm. :) Bu seferki tatilim daha çok deniz-havuz-alışveriş merkezleri üçgeninde geçti. Ama araya su parkı macerası, hoş restoranlar ve bir de outlet turu sığdırabildim. :) Hepsinden heyecanlısı ve beklenmeyeni de Ayşe Arman'a rastlamam ve ayak üstü sohbet etmemizdi! :) Çok sempatik, mütevazi ve sıcakkanlıydı. Otelime giderken rastladım ve ben onun Türkiye'ye döndüğünü sanırken o Dubai'de karşıma çıktı! 5 dk'lık kısa ve sıcak bir sohbet ettik. Umarım bir gün Türkiye'de de karşılaşırız.
Gelelim Dubai maceramıza... Dubai'ye vardığımız ilk gün daha çok dinlenmeyle geçti. Eşim Amerika'dan Türkiye'ye döndükten yaklaşık 14 saat sonra Dubai'ye uçunca tam anlamıyla jetlag yaşadı. Bu nedenle o ilk günü dinlenerek geçirirken ben de bol bol deniz ve havuz keyfi yaptım.
Bu seferki otelimizden çok çok memnun kaldık. Sofitel Dubai Jumeirah Beach Hotel'de kaldık. Jumeirah Beach'te yer alan otelimiz denize sıfırdı ve gerçekten de her anlamda dört dörtlüktü. Şiddetle tavsiye ediyorum. Dubai Marina bölgesinde yer alan otelin lokasyonu ve alışveriş merkezlerine giden ücretsiz shuttleları benim için önemli bir artıydı. Otelde eğer denize gitmek isterseniz size içerisinde havlularınızın, sularınızın olduğu bir plaj çantası ve çok pratik ve kolaylıkla taşınabilen şezlonglar veriliyor. Otelin hemen karşısında yer alan plaj ise halka açık olmasına rağmen neredeyse sadece otel misafirlerini ağırlıyordu diyebilirim. Deniz sıcacıktı ve kum adeta un gibiydi ve ayaklarınızın altına bir halı serilmişçesine yumuşacıktı. 


Mayıs ayı Dubai'de tatil yapmak için uygun olan son ay diyebilirim çünkü biz oradayken bile hava oldukça sıcaktı. Bunun yanı sıra otelimiz The Walk (daha önceki postlarımda da yazmıştım) adı verilen alışveriş merkezinin tam ortasında yer alıyor. Deniz kenarındaki bu alışveriş merkezinde mağazalardan daha çok şık ve birbirinden sofistike restoranlar var. İtalyan, Uzakdoğu, Lübnan gibi pek çok mutfaktan çeşitler bulabileceğiniz restoranların yanı sıra çok şık cafeler de var. Ben her sabah Le Pain Quotidien ya da Paul gibi cafelerde kahvaltımı ederken dergi okumaktan ve kahvemi yudumlamaktan çok çok büyük keyif aldım. 


Diğer Dubai seyahatimizde fırsat bulamadığımız Atlantis Resort Hotel'in Aquaventure adlı su parkına gittik. Ünlü Palm Island'ta yer alan su parkına bir günümüzü ayırdık. Gerçekten de çok çok keyifliydi. Botların üzerinde dakikalarca bazen hızlı, bazen yavaş bir şekilde neredeyse tüm su parkının etrafını gezebiliyorsunuz. Biraz daha macera isteyenler ise daha dik ve virajlı olanları tercih edebilir. Biz hepsini denedik. 




Benim için Aquaventure'da en kritik olanı ise günler öncesinden uykularımı kaçıran maya piramidiydi. "Leap of Faith" adlı 27 mt yüksekliğindeki ve saatte neredeyse 80 km hızla kaydığınız su kaydırağından kaymak konusunda inanılmaz ısrarcı davranmakla hata ettiğimi düşünmeye başlamıştım ama ne yapacaksınız laf ağızdan çıkmıştı bir kere! Aquaventure'da geçirdiğimiz tüm gün boyunca ona bakmamaya ve kayanların çığlıklarını duymamaya çalıştım. Taa ki Aquaventure'ın kapanma saati gelene kadar! En sona onu bırakmıştım ve eşimle birlikte tepesine kadar çıktık. Açıkçası eşim böyle şeylerden hiç korkmayan biri olarak, benim korkuma ve titreyişime anlam veremeyen gözlerle baksa da maya piramidinin tepesine çıkana kadar elimi bırakmadı ve bana destek oldu. Leap of Faith'in başında sıra bana geldiğinde o yüksekliğe bakmamaya çalıştım ve uzandım. Şöyle bir ayağımla kayacağım noktayı yoklayayım dedim ama o da ne? Öyle bir yer yok! Ciddi bir boşluk! Son kez eşime bakarak "Elveda" dedim ve kendimi bıraktım! Evet inanmayacaksınız ama sadece 5 sn sürdü ve ben köpekbalıklarının yüzdüğü bir havuzdaki cam bir tübün içine iniş yaptım. Sanırım Aquaventure Aquaventure olalı böyle yüksek oktavda bir çığlık görmemişti! :) Ama yapmıştım. Aşağı indiğimde aşağıda karşılayan adama "I did it! I did it!" diye bağırdığımı farkettim. :) İşte o andan sonra Atlantis Hotel-Aquaventure benim için misyonunu tamamlamıştı.
Atlantis Hotel'de geçirdiğimiz günün ardından otelimize dönmeden önce The Walk üzerindeki ve otelimizin hemen yanı başındaki Pizza Napoletana adlı İtalyan restoranında bir yemek molası verdik.
Diğer gün ise eşimin tatil olduğu son gündü ve o gün geç kalktık ve The Walk'taki Paul Cafe'de güzel bir kahvaltı ettikten sonra denize ve havuza girdik. Ardından da dünyanın en büyük alışveriş merkezi olan Dubai Mall'a gittik. Daha önceki yazılarımda Dubai Mall'dan bol bol söz etmiştim. Bizim için bol alışverişli ve yemekli bir gündü. Bu sefer keşfettiğim bir cafeden bahsetmek istiyorum. Pappa Rotti Cafe... "Bun" adını verdikleri bir tür çörekleri çok meşhur! Gerçekten de bol karamelli ve peynirli çeşitleri mevcut. 

Saat 20:00 gibi otele döndüğümüzde ise yorgunluğumuzu atmak için otelin havuzu imdadımıza yetişti! Otelimizin havuzu gece saat 22:00'ye kadar açık oluyordu. Sonsuz görünümlü ve okyanusa karşı olan otel havuzu, gece ışıklandırmasıyla inanın çok farklı bir ambians oluşturuyor. Tamamen chill-out müziklerin çaldığı havuzun içerisindeki barda içkilerinizi yudumlamak ise bir harika!!! :) 
Eşimle birlikte geçirdiğimiz tatil günleri, onun mesai günlerinin başlaması ve Dubai ofisine sabah gidip akşam gelmeleriyle birlikte son buldu. Tabii benim için de tatilin bir başka türü başlamış oldu. Yani alışveriş!! :) Her sabah kahvaltımı yapıp deniz ve havuz görevlerimi tamamladıktan sonra soluğu bir gün Dubai Mall'da bir gün Mall of the Emirates'te, diğer bir gün de Dubai Marina Mall'da alıyordum! Dubai Mall'daki Dean&Deluca adlı cafe ve gurme market ise mutlak uğrak noktalarımdan biriydi. Dean&Deluca'ya New York seyahatlerimizde de sık sık giderim. Özellikle yeşil çaylarına ve baharatlarına hayranım! 
Alışveriş merkezlerinde karnınızı doyurmak isterseniz  sizlere birkaç tavsiyem olacak. Mall of the Emirates'teki Shake Shack, Amerikan stili bol etli hamburger sevenler için önereceğim adreslerden ilki. Amerika çıkışlı bu burgerci Dubai'de de şube açmış. Tırtıklı patatesleri ve meşhur peynirli hamburgeri denemeye değer. 


Bir diğer önerim de NYF (New York Fries)... Bir patates kızartması bu kadar lezzetli olabilir mi? Evet olur! Üstüne ister sıcak peynir sosu, ister tereyağlı tavuk parçaları, isterseniz de biftek ve kırmızı şarap soslu mantar koydurun. Hepsi ayrı ayrı güzel oluyor. Türkiye'ye de açılmasını diliyorum! 
Benim alışveriş konusunda ise tercihim öncelikle Mall of the Emirates sonra da Dubai Mall... Mall of the Emirates daha derli toplu ve gezilmesi daha kolay bir alışveriş merkezi. İçerisindeki mağaza karması da tam olarak bana hitap ediyor. Dubai Mall ise biraz daha yorucu ve büyük ama yine de mükemmel! İki alışveriş merkezinde de hayran olduğum mağazalar var. Örneğin Bath & Body Works! Arkadaşım Tuba sayesinde tanıştığım bu Amerika markası, ne Body Shop'la mukayese edilebilir ne de başka bir yerle... Özellikle anti bakteriyel sabunları ve el kremleri vazgeçilmezim olmuş durumdalar. Ne zaman birileri Amerika'ya gitse mutlaka bir şeyler sipariş ediyorum. İşte hayranı olduğum bu mağazalar zincirinin Amerika, Kanada sonrasında Dubai'de de açıldığını gördüğümde gözlerime inanamadım!!! Tabii ki sonuç; sabun, el kremi, muhteşem kokulu duş jelleri ve vücut kremleriyle dolu bir alışveriş torbası!!! :)
Bir diğer favorim de Virgin Store!!! İçerisindeki kitap bölümünde ve hediyelik eşya bölümünde saatlerimi geçirdiğimi söyleyebilirim.
Dubai Mall'daki Pottery Barn  ve Pottery Barn Kids ise Hamptons'ta bir yaz evim olması konusundaki hayallerimi ciddi anlamda zenginleştiriyor! :)
Crate and Barrel ise uğramadan yapamayacağım ve mutlaka bir şeyler aldığım mağazalardan biri! Bu sefer çok şık, pembe ve sarı dondurma kaseleri ve kaşıklar aldım... Bunları kısa süre içerisinde yemek tarfilerimden birini fotoğraflarken kullanacağıma emin olabilirsiniz! :)
Gelelim Souk Madinat'a... Burası da alışveriş merkezi olarak geçiyor ama ben daha çok, şık restoranların bulunduğu otantik ve bol manzaralı bir yer diyebilirim. Kaleyi andıran bir çarşının içinde bir kaç mağaza ve hediyelik eşya satan dükkanlar var. Gündüz gitmenizi tavsiye etmiyorum. Güneş batmadan hemen önce giderseniz çok güzel Burj El Arab manzaralı gün batımı fotoğrafları çekebilirsiniz. Souk Madinat akşam yemeği için çok ideal bir mekan. Zakkum çiçekleri arasındaki su kanallarının başındaki restoranlarda keyifli bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Normalde Dubai'de oteller haricinde içki içmek pek mümkün olmuyor fakat Souk Madinat içerisindeki restoranlarda içki servisi var. Bizim tercihimiz, eşimin tavsiyesiyle Meat Co. Steakhouse oldu. Servis yapan garsonlar çok güleryüzlü değildi fakat yemeklerimiz oldukça lezzetliydi. Ben hamburger yemeyi tercih ettim. Sunumu ve içerisindeki ananas, cheddar peyniri ve dana pastırması ile çok farklı ve güzel bir lezzetti.


Eveet alışveriş turumuza Dubai Outlet Mall'la devam ediyoruz. Benim çok büyük bir beklentiyle gittiğim bu outlet alışveriş merkezi, şehrin 30 dk kadar dışında. Bizim otelimizden ücretsiz shuttle olması ulaşımı kolaylaştırdı. Fakat Dubai Outlet Mall, benim için tam bir hüsran ve vakit kaybıydı!  :( Mağazalardaki ürünler hem çok eski hem de çok pahalıydı. Kesinlikle tavsiye etmiyorum. Ben ilk defa bir alışveriş merkezinde sıkıldım. Nerede ABD'deki outletler nerede Dubai Outlet Mall. Buradan çok fazla bir şey alamadan döndüm maalesef. 
Bu seferki Dubai seyahatimizde keşfettiğim yeni bir hipermarket zincirinden bahsetmek istiyorum. Daha doğrusu ben yeni öğrendim. Waitrose! Bu kadar şık, bu kadar çok ürünü birarada bulabileceğiniz ve sanki bir hipermarketi değil de bir department store'u geziyormuşsunuz hissi veren nadir yerlerden birisidir sanırım. Özellikle gurme yiyecekler bölümünde satılan peynir ve sos çeşitlerini anlatamam. Hayranı olduğum Jamie Oliver'ın tüm soslarının ve tariflerinin satıldığı bir köşeden tutun da, inanılmaz lezzetli ve buffola mozarella'lı (evet yanlış duymadınız, tıpkı İtalya'dakinin aynısı Buffola sütünden yapılan taptaze mozarellaları var) sandviçlere kadar pek çok farklı seçeneği bir arada sunan bir hipermarket. Tam 3 defa ziyaret ettim. Bildiğim kadarıyla Dubai'de Dubai Mall ve Dubai Marina Mall içerisinde olmak üzere 2 tane var. Ben Dubai Mall'dakine bayıldım, çok daha büyük ve çeşitli bir yer. 
Evet Dubai her seferinde beni şaşırtmaya devam ediyor. Biraz ABD, biraz Avrupa, biraz Arabistan... Etnik ama bir o kadar da yeni bir şehir Dubai... Bakalım yolum benim içimde yaz kıpırtıları oluşturan bu şehre bir daha ne zaman düşecek?

6 yorum:

  1. süpeer!!! ben de istiyorumm

    YanıtlaSil
  2. giderken mutlaka notlarınızı yanıma alacağım haftaya! :)

    YanıtlaSil
  3. Özellikle AVM'ler hakkındaki yorumlarınız bizi aydınlattı.

    YanıtlaSil
  4. O kadar sevindim ki otel yorumlarını görünce!! Aynı otelden rezervasyon yaptırdık çünkü^^ Outlet mall e gitmicem tamamdır;)

    YanıtlaSil